İnsanların sürüklendiği yeri kendimize göre biçimlendirme zorunluluğu hissine neden zorlanıyoruz? Onun rengi, kokusu ve dokusuyla eşleşmeye çalışmak ne kadar makul? Akışkan moderniteye ayak uydurmalı mıyım? Uydurma kavramını ne zamandan beri alçaklıktan beri gördüm?
İnsanlığın yüzyılı bulmayan bir kültüründen bahsediyorum: kişisel gelişim. Şimdi bu konuya girişimden, kişisel gelişim konusunda bir şeyleri düşüneceğim zannedilebilir. Ancak kişisel gelişimin bu kadar köhne, çözümsüz, fıtrat dışı hâli gözler önünde dururken bu konuda bir şeyler söylemeyi yavan bulurum. Bu satırları yazmamdaki beni endişeye sevk eden yön, farklı bir kültür akımının su yüzüne çıkıyor oluşu: teknoloji edebiyatı.
Ekran sıkışmışlığından, sosyal medya tutukluluğundan, teknoloji yılgınlığından kurtulamayan çocukların ilgisini celbetmek üzere konusunu aldıkları bir tür olarak açığa çıkıyor. Ancak bu basiretsiz öngörüye bulaşanlar, farkında olmadan o okuyucu kitlesini tekrar kendi takıntılı yaşamına yönlendiriyor. Daha da çılgıncası, olumlamalara sıkıştırılmış teknoloji çıkmazı.
Edebiyata ne zamandan beri kalpsiz bir robotun duygu dramasıyla yüklü bir çocuk hikâyesi yazılır olmaya başladı? Ne zamandan beri telefonun, ekran konseptinin, youtuber gibi kavramların ana konu belirleyicisi olmuştur kitabın? Telefon şarjının edebiyatta bir konu olarak işlendiğini söylememe gerek var mı? Körpe zihinlerin, bu körlemesine yazılan kitapların doğurduğu ızdıraplarının dile gelmeyen hâlinin farkına varılmalı değil mi?
Şimdi birileri de çıkıp bilinçlendirmeden dem vurarak bu türün (!) gerekliliğinin mülahazasında bulanacak. Öyle ki bizim buna ihtiyacımız yok. Bizim, anaların babaların evlatlarına Peygamberin haberini duyurmalarına ihtiyacımız var. Amerika’nın uydurduğu imgelerin okul çantalarına kadar inmiş; görme, dokunma, bürünme istencine yükselten bir sevgiyi aşılattıracak analara babalara ihtiyacımız yok. Buhari’yi akrabalarından zannedecek kadar dile zikir olmuş bir ailenin ihtiyacını taşıyorum. Çocuğuna hadisin atmosferini hissettirmiş ana babalara ihtiyacımız var.